1:47 pm - Pazar Nisan 20, 2014

Mimar Sinan Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Çarşamba, 6 Şubat 2013, 18:43 | Faydalı Bilgiler | Yorum yazın | 5603 defa okundu
Yazan Cenk YILDIRIM

Mimar Sinan (1489-1588)

Mimar Sinan (1489-1588)

Mimar Sinan’ın Hayatı

Mimar Sinan 1489 yılında Kayseri’nin Ağırnas köyünde doğdu. Çocukluk dönemi burada geçiren Sinan, Yavuz Sultan Selim’in padişahlığı döneminde 1512′de İstanbul’a getirilerek askere alındı. Çok sıkı bir askeri eğitim alarak dülger oldu ve orduda ahşap yapı işleri görevlerinde yer aldı. Asker olması sebebiyle çok yer gezen Sinan, gittiği yerlerdeki yapılara inceleyerek kendini geliştirmeye başladı. 1514 yılında Çaldıran Savaşı’na, 1516-1520 yılları arasında da Mısır seferine katıldı. Sefer sonrası İstanbul’a döndü ve Yeniçeri Ocağı’na alındı. Kısa sürede subaylığa yükselen Sinan, 1526 yılında Mohaç seferi sonrası zemberekçibaşılığına (başteknisyen) yükseldi. Tebriz seferi sırasında Van Gölü’nü geçmek için yaptığı üç tekne ona “Haseki” unvanını aldırdı. Seferden sefere koşan Sinan, 1538′de Boğdan seferi sırasında Prut Irmağı üzerinden askerlerin karşı tarafa geçmesi için 13 günde köprü inşa ederek dikkatleri üzerine çekmiştir. Saray başmimarı Acem Ali’nin ölmesinden sonra yerine Sinan getirilerek başmimar olmuştur. Bu görevi hakkıyla yerine getirecek olan Mimar Sinan ömrünün sonuna kadar bu görevde kalacaktır.

50 yıla yakın başmimar görevini sürdüren Sinan, mimarlar ve ustalardan oluşan çalışma ekibiyle bir çok yapıyı inşa etmiştir.

Mimar Sinan’ın Eserleri

Saray kayıtları ve çeşitli kaynaklarda Sinan’ın 84 cami, 51 mescit, 57 medrese, 7 darülkurra (hafız yetiştiren okul), 22 türbe, 17 imaret, 3 darüşşifa, 7 sukemeri ve suyolu, 8 köprü, 18 kervansaray, 35 saray ve köşk, 8 mahzen ve 46 hamam olmak üzere 363 civarı yapının mimarı olduğu bilinmektedir. Her yapıtından sonra yeni arayışlara girişerek Osmanlı mimarisini olgunluğa eriştirmiştir.

Osmanlı mimarisinde merkezi planı ilk kez uygulamış, kubbe kullanma imkanlarını en ileri noktalara ulaştırmış, süslemeleri de gerekli yerlerde gerektiği kadar kullanarak eşsiz benzersiz eserler ortaya çıkarmayı başarmıştır.

Mimarlık döneminde yaptığı eserlerle adından söz ettiren Mimar Sinan, en çok çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemi diye bilinen eserleriyle dikkat çeker. 1543-1548 yılları arasında İstabul’da yaptığı Şehzadebaşı Camisi çıraklık dönemi yapıtı olarak bilinir. 1550-1557 yıllarında İstanbul’da yaptığı Süleymaniye Camisi kalfalık dönemi yapıtı olarak bilinir. 1565-1575 yılları arasında Edirne’de yaptığı Selimiye Camisi ise ustalık dönemi yapıtı olarak bilinmektedir.

Mimar Sinan’ın Ölümü

Kalabalıklaşan İstanbul nüfusu beraberinde su sıkıntısı getirmişti. Çevredeki derelerden eşekler vasıtasıyla getirilen suya halk çok fazla akçe ödemek zorunda kalıyordu. Bu duruma kayıtsız kalamayan Kanuni Sultan Süleyman, Mimar Sinan’ı çağırarak bir çözüm bulmasını söyler. Kısa sürede araştırma yapan Sinan, sukemerleri vasıtasıyla İstanbul’a su getirebileceğine karar verir. Padişaha durumu bildirir ancak bu işin çok masraflı olduğunu söyler. Padişahtan yetki alır ve sukemerleri yaparak suyu getirir. Padişah suyun çok pahalı ve boşa akması konusunda rahatsızdı o dönemde ilk kez kapanabilen çeşmelerde yapıldı. Suyun azlığı nedeniyle padişah kimsenin evine su hattı çekmesini istememişti. Ancak Mimar Sinan’a yaptıklarından dolayı özel bir izin vererek evine su hattı çekmesine izin vermiştir. Uzun yaşamı boyunca çevresindeki herkesi kaybeden Sinan, en sonunda Kanuni’yi de uğurlamıştır.

Ömrünün son yıllarını evinde geçiren Sinan’ın bir gün kapısı çalar, kapıya açar ve saray postacısı olduğunu söyleyen zat saraya çağırıldığını söyler. Bastonuyla zar zor saraya varan Sinan’ı soruşturma heyeti karşıla ve şu soruyu sorarlar; “Sinan Ağa, hakkında şikayet var. Eve su almak yasak olduğu halde evine özel olarak su almışsın” denir. Sinan “Evet” der ve Kanuni’den İstanbul’a yaptığı su getirme hizmetinden dolayı böyle bir ayrıcalık aldığını söyler. Bunun üzerine heyet fermanı ister. Sözlü olarak söylendiğini ve fermanın olmadığı söyler. Heyetin kararıyla kanunsuz olarak su kullanmasıyla nedeniyle cezaya çarptırılır ve evindeki su hattı kaldırılır. Üzgün, dermansız kalan Sinan 100 yaşına az bir zaman kala hastalanarak yatağa düşer. Son anlarında yanında olan komşuları ölmek üzere olan Sinan’a bir yudum su vermek istediklerinde çeşmesindeki suyun akmadığını fark ederler. İstanbul’a su getiren koskoca Mimar Sinan, susuz evde bir yudum su bile içemeden vefat etmiştir.

Mimar Sinan, İstanbul’daki Süleymaniye Camii’nin yanında kendi yaptığı sade türbeye defnedilmiştir.

Tagged with: , ,

Hadi yorum yaz

Technology Blogs Top  blogs Entertainment TOPlist